Sizi Kıran İnsanı Affetmek Zorunda Mısınız?
Kısaca
Affet ki özgürleş" baskısından yoruldunuz mu? Sizi inciten kişiyi affetmek zorunda olmadan da iyileşebilmenin yollarını uzmanımızdan okuyun.

| Kategori: Bireysel Terapi
Sizi Kıran İnsanı Affetmek Zorunda Mısınız?
Özet
Size büyük bir haksızlık yapan, kalbinizi kıran veya ruhunuzda derin yaralar açan o insanı gerçekten "affetmek" zorunda mısınız? Bursa Lotus Psikoloji olarak, modern kişisel gelişimin dayattığı "Affet ve özgürleş" baskısının altındaki o ağır yükü kaldırıyor; affetmeden de iyileşmenin ve geçmişi geride bırakmanın yollarını şefkatle anlatıyoruz.
Giriş: Omuzunuza Yüklenen O Ağır Kelime: "Affet"
Hayatınızda size çok büyük bir haksızlık yapan, güveninizi paramparça eden veya size derin bir acı yaşatan biri oldu mu? Bu acıyı bir dostunuza veya çevrenize anlattığınızda büyük ihtimalle şu çok tanıdık, klişe cümleyi duymuşsunuzdur: "Onu affet ki sen de özgürleş. İçinde kin tutarsan sadece kendine zarar verirsin."
Dışarıdan bakıldığında ne kadar bilgece ve huzur dolu bir tavsiye gibi duruyor, değil mi? Ama o an, kalbi tam ortasından kırılmış olan sizin içinizden yükselen ses bambaşkadır: "Bana bu kadar zarar veren, belki de hiç özür dilemeyen birini neden affetmek zorundayım?"
Eğer bu baskıyı hissediyorsanız, bir Bursa psikolog olarak size terapi odasının o güvenli alanından net bir sır vereyim: Hayır, sizi kıran kişiyi affetmek zorunda değilsiniz.
Toksik Affedicilik: Yara Bandını Zorla Yapıştırmak
Son yıllarda sosyal medyada ve kişisel gelişim kitaplarında pompalanan, daha önce Toksik Pozitiflik yazımızda bahsettiğimiz o "sürekli iyi ve yüce gönüllü olma" hali, aslında ruhumuza atılmış bir kördüğümdür.
Eğer çocukluğunuzda size fiziksel veya duygusal şiddet uygulayan birini, sizi aldatan bir eşi veya emeğinizi çalan birini "sırf özgürleşmek adına" zorla affetmeye çalışırsanız, kendi içinizdeki adalet duygusuna ihanet etmiş olursunuz. İçinizdeki o öfkeli çocuğun ağzını zorla kapatıp ona "Sus, affetmek erdemdir" demek, kendine şefkat göstermenin tam zıttıdır.
Sizi paramparça eden bir eyleme "Tamam, sorun değil, affettim" demek zorunda değilsiniz. Bazı eylemler affedilemezdir ve bu gerçeği kabul etmek sorunlu olduğunuzu göstermez.
Affetmek Başkadır, Özgürleşmek Başkadır
Toplumun düştüğü en büyük hata, "affetmek" ile "geçmişi serbest bırakmayı" aynı şey sanmasıdır. Oysa ikisi birbirinden çok farklıdır.
Zehri içmeyi bırakmak için, o zehri bardağınıza koyan kişiye sarılmanız gerekmez. Bardağı masaya bırakıp oradan uzaklaşmanız yeterlidir.
Özgürleşmek şudur:
- Onun size yaşattığı travmanın (TSSB) acısını inkar etmemek,
- Yaşananların çok haksızca olduğunu kabul etmek,
- Ama artık zihninizin kumandasını o kişiden geri almaktır.
Yani özgürleşmek; ona hakkınızı helal etmek değil, onu artık düşünmemeyi seçmektir. O kişiyi affetmezsiniz, ama hayatınızın merkezinden çıkarıp, arka plandaki önemsiz bir detaya dönüştürürsünüz.
Peki Neden Hala Acı Çekiyoruz? Beklenti Tuzağı
Bizi geçmişe zincirleyen şey affedememek değil, gizli bir beklentidir. Bilinçdışımızda hala o kişinin bir gün gelip "Çok haklıydın, sana çok haksızlık ettim, lütfen beni affet" diyerek ayaklarımıza kapanmasını ve adaletin yerini bulmasını bekleriz.
O özür gelmediği sürece de o hikayeyi zihnimizde tekrar tekrar oynatır, kendimizi tüketiriz. İyileşmenin en büyük adımı, o özrün hiçbir zaman gelmeyeceğini veya gelse bile geçmişi değiştirmeyeceğini kabul etmektir.
Sonuç: Kendi Adaletinizi Kendiniz Sağlayın
Size haksızlık edenleri affedemediğiniz için kendinizi suçlamayı bırakın. Sizin "kötü" veya "kinci" bir kalbiniz yok; sadece adalete inanan, kırgın bir kalbiniz var.
Eğer geçmişteki o insanın hayaleti hala bugünkü huzurunuzu çalıyor ve o bardağı masaya bir türlü bırakamıyorsanız, Bursa Lotus Psikoloji olarak yanınızdayız. Osmangazi'deki kliniğimizde, sizi "affetmeye" zorlamak için değil; o ağır yükü omuzlarınızdan nazikçe alıp kendi hayatınızın başrolüne dönmenizi sağlamak için bekliyoruz.
Unutmayın; affetmek zorunda değilsiniz, sadece kendinize yeniden çiçek açma izni vermek zorundasınız.
İlgili hizmetler ve rehberler
Bu konuda yüz yüze veya online destek almak isterseniz aşağıdaki sayfalarımıza göz atabilirsiniz.





