Sınav Kaygısı ve Ekranlar Arasında Sıkışan Gençler

Türkiye gerçeğinde, milyonlarca gencin kaderinin tek bir oturumluk sınava (LGS, YKS, KPSS vb.) sığdırıldığı bu rekabetçi eğitim sisteminde; aylarca gece gündüz çalışan, test çözen bir öğrencinin sınav sabahı optik kağıdın başına oturduğunda adını bile unutacak kadar ellerinin titremesi, kalbinin fırlayacak gibi çarpması ve tüm bildiklerini bir anda zihninden silinmiş (block-out) bulması trajik ama sık rastlanan bir sorundur. Madalyonun diğer yüzünde ise ödev yapması gerekirken ya da ailesiyle yemeğe oturması gerekirken ekran (telefon/tablet/bilgisayar) başından saatlerce kalkamayan, interneti kesildiğinde ise öfke nöbetleri geçirip dünyası yıkılan "dijital uyuşturucuya" kapılmış z kuşağı çocukları var. Sıklıkla birbirini tetikleyen Bursa sınav kaygısı ve ekran (teknoloji) bağımlılığı gibi modern çağın bu en büyük iki yıkıcı engeli, ergen terapisi programlarımızın merkezindedir.

Sınav Odaklı Performans Anksiyetesini Yönetmek

Sınav hazırlık sürecinde velilerin ve öğrencinin düştüğü en büyük hata "Sıfır kaygı olmalı, hiç heyecanlanmamalı" inancıdır. Oysa belli bir miktar (optimal doz) kaygı, öğrenciyi uyanık tutan yakıttır; bizim seanslarda hedeflediğimiz şey kaygıyı yok etmek değil, onu "yönetilebilir, performansı arttıran bir heyecana" dönüştürmektir. Performans baskısını ("Eğer kazanamazsam herkes beni siler, ailemin emekleri boşa gider, yetersizim") yaratan o irrasyonel inançları (bilişsel çarpıtmaları) tespit edip öğrencinin üzerindeki mükemmeliyetçilik prangalarını bilimsel yöntemlerle kırıyoruz. Öğrencinin potansiyelini o kağıda şeffaf şekilde, panikleyip soru atlamadan dökmesini güvence altına alıyoruz.

Z Kuşağında Teknoloji (Oyun ve Dijital) Bağımlılığı Kurtuluş Mudur?

Gençlerde teknoloji bağımlılığı genellikle ebeveynler tarafından sadece "yasaklamak", modemi saklamak veya ceza vermek polisliği şeklinde çözülmeye çalışılır; oysa bu yöntem sadece ergendeki direnci ve ergen isyanını artırır. Psikoterapimizde, ergene sürekli ders çalışmasını dikte eden itici bir yargıç rolü üstlenmeyiz, ona dostane yaklaşırız. Çocuğun ekran saatlerini sonsuzluğa kilitleme sebebinin altındaki gerçek eksikliği bulmayı, (okulda dışlanıyor mu? sosyal becerisi zayıf mı? sanal oyundaki onaylanmaya mı muhtaç?) tespit ederiz. Ekranın boşalttığı o tehlikeli yeri; spor, sağlıklı akran ilişkileri ve yepyeni hobilerle doldururuz. Kaygıları azalan ve sosyal hayatla gerçek bağ kuran genç, sanal dünyadan doğal olarak kendi isteğiyle kopacak ve gerçek geleceğini inşa edecektir.

Uzman Desteği İçin Yanınızdayız

Siz de profesyonel psikolojik destek almak isterseniz, hemen randevu oluşturabilirsiniz.

Hemen Randevu Al